Rapunzel Masalında Bağımsızlaşma ve Suçluluk

Ailemizden ayrı bir hayat istemek, onları sevmediğimiz anlamına gelmez. Ama evden ayrılmak ya da onaylamadıkları bir karar vermek suçluluk yaratabilir. Onları üzeceğimizi düşündüğümüzde, kendi isteklerimizden vazgeçmek daha kolay gelir. Rapunzel masalını da bağımsızlaşma isteğiyle sevgiyi kaybetme korkusu arasındaki bu çatışma üzerinden okuyabiliriz.

Büyücü, Rapunzel’i on iki yaşında kapısı ve merdiveni olmayan bir kuleye kapatır. Kiminle görüşeceğine kendisi karar verir. Margaret Mahler’in ayrışma-bireyleşme kuramı, çocuğun erken yaşlarda bakımını üstlenen kişiden ayrı bir benlik geliştirmesini anlatır. Çocuk uzaklaşır, çevresini keşfeder ve ihtiyaç duyduğunda geri döner. Bu sırada aralarındaki bağ sürer. Rapunzel’in ise ne dışarı çıkma ne de geri dönme özgürlüğü vardır. Büyücüyle yakınlığını, onun belirlediği sınırlar içinde kalarak sürdürür.

Rapunzel’in şarkısını duyan prens kuleye gelmeye başlar. Büyücü buluşmaları öğrenince Rapunzel’in saçlarını keser ve onu ıssız bir yere sürer. Rapunzel, başka biriyle yakınlaştığı için cezalandırılır. Masalın bu bölümünde, kendi hayatını kurmaya yönelen birinin dışlanmasını görürüz. Sevgiyi kaybetmekten korkan kişi için de karar vermek yalnızca ne istediğini seçmek değildir. “Bunu yaparsam onu üzer miyim, beni sevmekten vazgeçer mi?” soruları kararlarına karışır.

Otto Rank, insanın kendi istekleri doğrultusunda hareket ederken yaşadığı suçluluk üzerinde durur. Başkasını üzmemek için sürekli geri adım attığımızda nerede yaşayacağımız, kiminle birlikte olacağımız gibi kararları onun beklentilerine göre veririz. Rapunzel’in hikâyesi ise sürgünle bitmez; prensle yeniden buluşur ve birlikte bir hayat kurarlar. Ayrılmak, bütün bağların sonu değildir. Sevdiğimiz birinin üzüntüsünü önemsemekle kendi kararımızın arkasında durmak bir arada mümkündür. Suçluluk duymamız, yanlış yaptığımızın kanıtı değildir.

Bölümde geçen kavramlar

Ayrışma-bireyleşme
Margaret Mahler'in kuramında, çocuğun bakımvereninden ayrı biri olduğunu giderek daha belirgin biçimde hissetmesi ve kendine özgü özellikler geliştirmesi sürecidir. Yalnızca fiziksel olarak uzaklaşmayı anlatmaz.
Ayrılıkla ilişkili suçluluk
Kendi kararlarımızı vermeyi veya uzaklaşmayı, sevdiğimiz kişiyi yalnız bırakmak ya da ona zarar vermek olarak değerlendirdiğimizde yaşayabildiğimiz suçluluk duygusudur.
İrade
Otto Rank'ın yaklaşımında, kişinin kendi isteklerini ortaya koyması, seçim yapması ve hayatını biçimlendirmesiyle ilgili kapasitedir. Başkalarından farklı bir şey istemek, bu yaklaşımda suçluluk ve ayrılık kaygısıyla birlikte ele alınır.
Yas
Bir kaybın ardından yaşanan duygular ve kayıpla birlikte değişen hayata uyum sağlama sürecidir. Bir kişinin ölümünün yanı sıra, bir ilişkinin eski hâlinin veya bir beklentinin kaybıyla da ilgili olabilir.

Çalışma kâğıdı

Bir kalem ve yarım saat · PDF

İndir

Kaynaklar ve okumalar

Bu metin eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. İçerik notu