Güzel ve Çirkin Masalında Aşk ve İdealleştirme
Villeneuve’ün Güzel ve Çirkin masalında Güzel, babasını kurtarmak için Canavar’ın şatosuna gider. Canavar her akşam onunla birlikte olmak istediğini söyler ve hayır cevabını kabul edip çekilir. Güzel ise geceleri rüyasına giren genç bir adama âşık olur. Korktuğu Canavar’la sevdiği gencin aynı kişi olduğunu bilmez.
Birini idealleştirdiğimizde, onun hakkında bildiklerimize kendi beklentilerimizi de ekleriz. Hoşumuza giden birkaç özelliğinden yola çıkarak bizi her zaman anlayacağını, bizimle aynı şeyleri isteyeceğini düşünürüz. Örneğin anlayışlı bulduğumuz birinin hiçbir isteğimizi geri çevirmemesini beklersek hayır dediğinde hayal kırıklığı yaşarız. Oysa bizi anlaması, her istediğimizi kabul edeceği anlamına gelmez.
Jessica Benjamin’in karşılıklı tanınma kavramı, sevdiğimiz kişinin kendine ait düşünceleri, duyguları ve istekleri olduğunu kabul etmeyi anlatır. Masalda Canavar’ın Güzel’in hayır cevabını kabul etmesi, bu kavrama örnek olarak okunabilir. Canavar yakınlık isterken Güzel aynı isteği paylaşmaz; konuşma onun reddiyle sona erer.
Güzel zamanla Canavar’a yakınlık duymaya başlar. Ailesini ziyaret etmek için şatodan ayrıldıktan sonra onun ölmek üzere olduğunu öğrenir ve geri döner. Onu kaybetmek istemediğini fark eder ve o gece birlikte olmayı kabul eder. Sabah karşısında rüyalarındaki genç vardır. Bu sonu şöyle yorumlayabiliriz: Güzel’in sevdiği ve korktuğu yanlar aynı kişiye aittir. Birini tanıdıkça hoşlanmadığımız yanlarını da görürüz; sevdiğimiz özellikleri bunları ortadan kaldırmaz.
Bölümde geçen kavramlar
- İdealleştirme
- Birinin olumlu özelliklerini abartarak onu olduğundan daha kusursuz görmektir. Bu sırada onun sınırlılıklarını ve bize uymayan yanlarını gözden kaçırabiliriz.
- Bölme
- Kendimizle ya da başkalarıyla ilgili olumlu ve olumsuz duyguları bir arada tutmakta zorlandığımızda bunları birbirinden ayrı tutan savunmadır. Birine kırıldığımızda onun sevdiğimiz yanlarını da göremez hâle gelmek buna örnek olabilir.
- Karşılıklı tanınma
- Jessica Benjamin'in yaklaşımında, iki kişinin birbirini kendi duyguları, istekleri ve iradesi olan ayrı insanlar olarak kabul edebilmesidir. Karşımızdakinin ne istediğini ciddiye almak, kendi isteğimizden vazgeçmemiz veya onunla aynı fikirde olmamız anlamına gelmez.
Çalışma kâğıdı
Bir kalem ve yarım saat · PDF
Kaynaklar ve okumalar
- Gabrielle-Suzanne de Villeneuve, Güzel ve Çirkin / La Belle et la Bête, 1740
- Jessica Benjamin, Beyond Doer and Done to: Recognition Theory, Intersubjectivity and the Third, Routledge, 2018
Bu metin eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. İçerik notu