Jung’a Göre Bireyleşme: Kendini Tanımak ve Değişmek

Jung, zihninde beliren imgeleri yazıyor, resmediyor ve bunların kendisi için ne anlama geldiğini araştırıyordu. Kırmızı Kitap, bu çalışmalarından doğdu. Philemon adını verdiği figürle hayalinde konuşurken, önceden düşünmediği fikirlerle karşılaştığını anlatır. Jung’a göre bu karşılaşmalar, zihnindeki her düşüncenin bilinçli iradesiyle oluşmadığını gösteriyordu.

Bollingen’de inşa ettirdiği kulede de bu imgeleri taşlara ve duvarlara işledi. Burada taşlarla çalışıyor, ateş yakıyor ve gündelik işlerini kendisi yapıyordu. Richard Wilhelm’in gönderdiği Altın Çiçeğin Sırrı metninde ise kendi çizdiği mandalalarla benzerlikler buldu. Yaşadıklarını anlamak için başka kültürlerdeki sembolleri de araştırdı.

Jung’un bireyleşme kavramında kişi, kendisi hakkında bildikleriyle bilinçdışından gelen duygu, istek ve imgeler arasındaki ilişkiyi araştırır. Kendini yalnızca mesleğiyle, ailedeki rolüyle veya başkalarının beklentileriyle tanımlamaktan uzaklaşır. Örneğin her güçlüğü tek başına aşması gerektiğine inanan biri, yardım istemeyi zayıflık sayar. Destek ihtiyacını kabul etmeye başladığında, güçlü olmak hakkındaki düşüncesini de sorgular. Yardım istemekle yetersiz olmak arasındaki farkı görür.

Bergman’ın Yabani Çilek filminde Profesör Isak Borg, çıktığı yolculukta geçmişini ve yakınlarına karşı mesafeli davranışlarını gözden geçirir. Jungcu okumada Borg, saygın mesleki kimliğinin yanında görmek istemediği soğukluğuyla da karşılaşır. Kendisi hakkında öğrendikleri, yakınlarıyla kurduğu ilişkileri yeniden değerlendirmesine yol açar. Kendi hayatımızda da fark ettiklerimizin ardından nasıl davrandığımız önemlidir. Birinin sözünü sürekli kestiğimizi fark etmek bir başlangıçtır; sonraki konuşmada onu sonuna kadar dinlemek ise davranışımızdaki değişikliktir.

Bölümde geçen kavramlar

Bireyleşme
Jung’un, kişinin bilinçli kimliğiyle bilinçdışındaki yanları arasında ilişki kurarak kendisini daha bütünlüklü tanıma ve geliştirme sürecine verdiği addır.
Persona
Jung’un, toplumsal rollerimiz aracılığıyla dış dünyaya sunduğumuz yüzü anlatmak için kullandığı kavramdır.
Kendilik (Self / Selbst)
Jung’un kuramında, bilinç ve bilinçdışını kapsayan ruhsal bütünlüğü ve bu bütünlüğün düzenleyici merkezini ifade eder.
Mandala
Daire ve merkez çevresinde düzenlenen sembolik şekillere verilen, Jung’un psikolojik yorumunda ruhsal bütünlük ve düzenle ilişkilendirilen addır.

Çalışma kâğıdı

Bir kalem ve yarım saat · PDF

İndir

Kaynaklar ve okumalar

Bu metin eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. İçerik notu